Lapsekili
  Kıssadan hisse.
 

            HİKAYE

 

Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u fethettikten birkaç gün sonra bazı devlet adamları ve komutanlarıyla birlikte şehri dolaşmaya çıkar. Şehrin ara sokaklarından birinde yürürken bir feryat duyar. Adamlarına:

- Bu feryat nereden geliyor? Araştırın, der.

Araştırma yapılır ve inlemenin kapısı kilitli bir evden geldiği tespit edilir. Evin kilitli kapısı kırılır. Karşılarına saçı sakalı uzayıp birbirine karışmış, üstü başı perişan ihtiyar bir adam çıkar. Adamcağızı padişahın huzuruna getirirler. Fatih sorar:

- Bu ne haldir? Seni buraya kim, neden hapsetti?

İhtiyar adam cevap verir:

- Efendim ben, geleceğe yönelik tahminler yapan bir adamdım. Kuşatma başladığı zaman Bizans imparatoru beni saraya çağırdı. “Türkler şehri alacak mı?” diye sordu. Ben de, “Alacaklar” cevabını verdim. Bunu uğursuzluk saydılar ve beni buraya kapattılar.

Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet:

- Bana söyler misin? İstanbul, bizim elimizden de çıkar mı?

Perişan vaziyetteki ihtiyar:

- Bu şehirde herkesin gözü vardır. Sizin aranızda da sen-ben kavgası başlarsa, kişisel çıkarlar ülke çıkarlarının önüne geçerse, mülkünü yabancılara satanlar çoğalır, yabancılardan yardım dilenenlerin sayısı artarsa, o vakit bu şehir sizin de elinizden çıkar!..

Adamın bu sözlerini duyan Fatih Sultan Mehmet, ellerini kaldırır ve şöyle dua eder:

- Allah’ın kahır ve gazabı böylelerinin üstüne olsun! ”

Kıssadan hisse…

 

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=