Lapsekili
  makedonya(6)
 
Makedonya izlenimleri (6)


Birliğini korursan yurduna sahip olursun


Ohri ve Üsküp’ün güzelliğini gören Kazak, Kırgız, Özbek ve Türkmen delegeler, “Buraları nasıl bıraktınız” diye sordu. Biz de Makedonya Türkleri dahil hepsine, Bilge Kağan’ın hitabesini hatırlattık.


13. Türk Dünyası Gençlik Kurultayı sonunda delegelerin iki günde dört oturumluk tartışmadan sonra kabul ettikleri sonuç bildirgesinde şu hususlar yer aldı:

1
DTGB kurultayı, bin yıllık Türk yurdu Türkmeneli’nde Türkmenlere karşı işlenen katliamları şiddetle kınar. Başta Telafer, Tuzhurmatu ve Kerkük olmak üzere bütün Türkmeneli’nde yürütülen akla, tarihe ve adalete aykırı tutumların bir an önce durdurulmasını talep eder ve Türkmenlerin hukukunun korunması için gerekli mercilerin dikkatini konuya çeker. Ayrıca; Irak anayasasının 140. maddesinin kaldırılmasının gerekliliğini belirtir.

2 Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine karşı her türlü baskı, sindirme ve özellikle de uluslar arası ve ikili anlaşmalardan doğan azınlık hakları alanındaki anti demokratik uygulamalarını protesto eder, ayrıca; Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine yönelik çeşitli basın yayın organlarında yer alan ırkçı ve yıpratıcı söylemlerini ve tutumlarını şiddetle kınar.

3 Bütün Türk Dünyası’nda; özellikle Balkanlar ve Türkistan’da, Türk kültür mirasının korunmasına yönelik girişimlerin artmasını ve bu mirasa yönelik olumsuz tutumların bir an önce son bulmasını talep eder.

4
Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisini işgal eden Ermenistan Devleti’ni şiddetle kınar ve bu duruma biran önce son vermeye çağırır. Ancak; öncelikle bu kurultaya iştirak eden Türk devlet ve toplulukları bu işgali protesto etmeli, ayrıca Şubat 1992’de meydana gelen Hocalı soykırımını tanımalıdır.

5
Yalnızca Türk coğrafyası için değil bütün dünya için ciddi bir tehdit olarak algıladığımız nükleer silahlanmanın en kısa sürede durdurulmasını talep eder.

6
Şu durumda parçalanmışlığa ve vatansızlığa mahkum edilmiş Ahıska Türkleri’nin vatanlarına dönüşünün sağlanmasını Gürcistan Hükümeti’nden talep eder. Ayrıca Stalin döneminde Ahıska Türklerinin mal varlıklarının gasp edilmesi konusunun da çözümünü diler.

7
Türk Dünyasından gelip Türkiye’de eğitim için bulunan kardeşlerimizin eğitimleri sırasında karşılaştıkları güçlüklerin ve sorunların acilen çözümlenmesi için gerekli girişimlerin başlatılmasını arzu eder.

8
İran’da yaşayan ve İran nüfusunun yarıya yakınını oluşturan Güney Azerbaycan Türklerinin kendi dillerinde eğitim ve öğretim görememelerini insan haklarının bu denli geliştiği günümüzde üzüntüyle karşılamaktadır. İran Hükümeti’ni bu konuyla ilgilenmeye davet eder.

9
Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik terörist eylemlerin ve bu terörist eylemelere kayıtsız kalmaya devam eden devletler ile uluslararası güçlerin bu tutumlarını endişeyle izlemektedir. Terör konusunda da Türk devlet ve toplulukları arasında tam bir uyum ve işbirliği olmasını diler.

10
Nüfusları az olan ve bu yüzden karşılaştıkları sorunları çözmeye güçleri yetmeyen Türk halklarının sorunlarının bütün Türk Dünyasınca çözüme kavuşturulması konusunda Türk devletlerini göreve çağırır.

11
KKTC’nin AB tarafından maruz bırakıldığı haksız tutumu üzüntüyle karşılar ve AB’nin adalet ve eşitlik terazisini Türk toplumu aleyhine bozmasını kınar. Delegasyonları bölge ve ülke bazında KKTC ile ilişkileri derinleştirme ve işbirliğine davet eder.

12
Halen sürgün hayatı yaşayan Doğu Türkistan Uygur Türklerinin liderlerinden Rabia Kadir’e davası için sarf ettiği gayretten ötürü takdirlerini ve mücadelesi yolunda tam desteğini sunar.

13
Doğu Türkistan halkına yönelik olarak yürütülen soykırım, temel hak ve özgürlüklerin yok edilmesi girişimlerini şiddetle kınar ve bu insanlık suçlarının bütün dünya kamuoyuna sunulması için ciddi çalışmalar yapılması gereğine işaret eder.

14
Makedonya ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki iyi ilişkilerin gelişerek devam etmesi gerektiğini düşünmektedir.

15
Kırım Tatarlarının tarihi vatanlarına geri dönüş, yerleşme ve haklarının oluşumu konularına acilen çözüm getirilmesini Ukrayna Hükümeti’nden talep eder. Ayrıca bütün dünyayı, Kırım Tatarları’nın 1944’te uğradıkları feci sürgün ve soykırımı tanımaya davet eder.

16
Moldova devletine Gagauz özerk bölgesinin kuruluşu konusunda gösterdiği çalışmadan dolayı teşekkürlerini bildirir ve Gagauz yönetiminin Moldova devleti ile iş birliğinin devamını diler.

17
Tüm Türk Dünyasının sorunu olan işsizliğin giderilmesi için işbirliğinin şart olduğunu ve ortak ekonomik açılımların hem işsizliğin azalmasında büyük faydalar sağlayacağını düşünmektedir.

18
Türk Dünyasında dil birliğine yönelik çalışmalara tam destek vermektedir. Dil birliğinin her şeyin temelinde yer aldığının bilincinde olan kurultayımız, ortak alfabeye geçiş yolunda Kazakistan ve diğer bölgelerde atılan adımları takdirle izlemektedir.

19
2007 yılının UNESCO tarafından “Mevlana Yılı” olarak ilan edilmesini takdirle karşılamıştır. Bu konuda yapılacak bütün etkinliklere de desteğini sunar.

20
Sovyet işgalinden kurtulan Türk ülkelerinde Rusça’nın yerini Türk dillerine bırakmasının hayati öneme haiz olduğunu düşünmekte ve bu yolda çalışmalara destek vermektedir.

21
Kosova’da Türkçe’nin tekrar resmi dil olması için yerel yönetim ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimler yapılmasına karar vermiştir.

22
Türk Dünyasında kültürel işbirliğinin sağlanması ve geliştirilmesi için faaliyete geçilmesine ve ilk iş olarak da kapsamlı bir internet sitesi yoluyla bütün Türk halklarının kültür ögelerinin tanıtılması ve haberleşmenin sağlanmasına karar vermiştir.

23
Türkistan’daki arkeoloji çalışmalarının yetersiz olduğunu düşünmektedir. Bu konuyla ilgili olan kurumları daha ciddi çalışmalara davet eder.

24
Günümüzde gençleri tehdit eden en önemli unsur olan uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığının, bütün Türk Dünyasında, her geçen gün artış göstermesini endişeyle izlemektedir. Başta hükümetler olmak üzere, konuyla ilgili bütün kurumları bu meseleye daha ciddi bir şekilde eğilmeye davet ve gerekirse mücadelede işbirliği yapılmasını teklif eder.

25
Bu yıl UNESCO  himayesinde Semerkant şehrinin 2750. yılı kutlanmaktadır. Ayrıca,  İslam Konferansı Örgütü Bilim, Kültür ve Sanat komisyonu ISESCO tarafından 2007 yılında Taşkent, İslam Dünyasının kültürel Başkenti olarak ilan edilmiştir.

 

Türk Dünyası Gençlik Kurultayı’na katılan delegeler sonuç bildirisine imza attı.



Yahya Kemal Beyatlı Üsküp için “Kaybolan Şehir” demişti:
“Üsküp ki Yıldırım Bâyezîd Hân diyârıdır
Evlâd-ı Fâtihân’a onun yâdigârıdır
Fîrûze kubbelerle bizim şehrimizdi o:
Yalnız bizimdi çehre ve rûhuyla bizdi o
Üsküp ki Şardağında devâmıydı Bursa’nın
Bir lâle bahçesiydi dökülmüş temiz kanın”


Kaybolan Şehir: ÜSKÜP
Osmanlı, Makedonya’nın başkenti Üsküp’e 1392’de geldi. Gelir gelmez, önce su şebekesini yaptırdı. İsa Bey Camii, ramazanlarda mahyalarla, ışıl ışıl oluyor. Mimar Sinan’ın ünlü Taşköprüsü’nün mihrabı restorasyon sırasında parçalandı. TİKA mihrabı yerine yerleştirme kararı aldı ama karar henüz uygulanamadı. Üsküp, Manastır ve Ohri’deki devlet arşivlerinde çok sayıda Türkçe el yazması var. Üsküp’teki “İsa Bey Medresesi” nin kütüphanesinde de beş bin kadar Türkçe el yazması eser bulunuyor.


Alaca Paşa Camii
Kalkandelen’deki Alaca Paşa Camii, 1564 yılında, Anadolu’dan gelmiş iki kardeş olan Hurşide ve Mensure Hatunlar tarafından yaptırıldı. Hurşide Hatun’un kabri caminin mezarlığında bulunuyor. Camii Abdurrahman Paşa tarafından onarımdan geçirildi. Türk mimarisinin bugüne kadar ayakta kalabilen en muhteşem eserlerinden biri Alaca Camiidir. Camiinin yalnız içi değil, dış duvarları da rengarenk süslerle donatılmıştır. Bu süsler arasında arabeskler, kitabeler, çiçekler, manzara resimleri ve İstanbul manzaraları var. Bu niteliği ile dünyada benzeri olmayan bir eser. Camii biradaki İslam Birliği tarafından 1991 yılında onarımdan geçirildi.

Sırplar ve Bulgarlar yok etti

Makedonya’dan Yugoslavya’nın Sancak bölgesine ve oradan  Bulgaristan sınırına kadar, Müslüman Türkler ve Arnavutların oturduğu bölgelerdeki mezarlıklarda minyatür minareler hemen dikkatinizi çekiyor.
Makedonya, 25 bin kilometrekarelik bir ülke... 1382’de Timurtaş Bey Manastır’a gelerek, önemli bir direnişle karşılaşmadan bölgeyi fethetti. Osmanlı, 28 Kasım 1912’de  giderken bu topraklarda 1400 önemli eser bıraktı. Bu eserlerden 230’u kaldı! Sırplar ve Bulgarlar çoğunu yok etti.


Buraları nasıl bıraktınız?
Kurultay, Makedonya Türlerini birleştiremedi ama Asya Türklerinin buradaki Osmanlı varlığı ile tanışmasını sağladı. Ohri ve Üsküp’ün güzelliğini gören Kazak, Kırgız, Özbek ve Türkmen delegeler, “Buraları nasıl bıraktınız” diye sordu.. Biz de Makedonya Türkleri dahil hepsine, Bilge Kağan’ın hitabesini hatırlattık: “Birliğini korursan yurduna sahip olursun!” Bize düşen, “Orada Türk var mı?” diye seslenip hepsine sahip çıkmaktır!



BİTTİ

 

 
 
 
YENİÇAĞ GAZETESİ

 

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=